Karınca Türleri

Hayvanlar aleminin en ufak canlıları olan karıncaların on binlerce türü vardır. Karıncalar diğer hayvan gruplarından farklı olarak koloni halinde yaşayan canlılardır. Karıncaların vücutları diğer canlılarda olduğu gibi 3 kısımdan oluşur. Baş, göğüs, karın olmak üzere üç kısımdan oluşan karıncalarda 3 çift olmak üzere toplam 6 ayak bulunur. Baş kısmında 1 çift antenleri bulunan bu böceklerin ağız kısımlarında kesici kıskaçları bulunur. Karıncalar kendilerini yaşadığı ortama bağlı kamufle ederler. Karıncalar bulunduğu ortamın rengini alırlar yani karıncalar türlerine ve yaşadığı ortama bağlı olarak renkleri farklıdır. Karıncalar da boyun ve bel kısımları oldukça incedir. Karınca grubu beslenmek için hem ot hem de et yer. Karıncaların boyları 1 mm olanları olduğu gibi 4-5 cm olanları da vardır. Karıncalar yuva yapmak için uygun ortam bulduklarında hemen koloni şeklinde oralara yerleşirler.

Karıncalarda ana kraliçe denen karıncalar vardır. Ana kraliçeler doğduğu zaman kanatları bulunur ve her kraliçe karınca kendi kolonisini oluşturur. Bir karınca kolonisi içinde binlerce veya milyonlarca karınca olabilmektedir. Karınca yuvasını yaşadığı yerin derinlerine kadar kazarak kendileri yapar. Haşere ve böcekler içinde en çalışkan hayvan olarak bilinir. Karıncalar günün 16-20 saat kadarını çalışarak geçirir. Sadece gece karanlığında günde 6-8 saat kadar uyuyarak zamanlarını değerlendirirler. Karıncalar güçlü bir kas yapısına sahip canlılardır. İnsan ile kıyaslarsak karıncalar insandan 100'lerce kat daha güçlüdür. Karıncalar kendi vücut ağırlığının 50- 60 katı kadar ağır olan maddeleri kaldırırlar. Karıncalar genellikle bitkilerin taze aksanlarını koparıp yuvalarına götürürler. Karıncalar bitki yapraklarını yemezler. Karıncaların götürdüğü bu aksanlar üzerinde mantarlar oluşur. Karıncalar bu mantarları yiyerek beslenir. Aynı zamanda karıncaların ölmüş böcekleri yiyen türleride vardır.

Karıncalar iletişimini başındaki antenleri ile sağlarlar. Karıncalar anteninden ses frekansı şeklinde titreşim göndererek diğer arkadaşları ile irtibat sağlarlar. İletişimi alan karıncalar hemen frekansın geldiği yere doluşurlar. Karıncalar insanı bazen ısırır çünkü aç kaldığı zaman insanı besin olarak görür. Ayrıca karıncalar ekinlere ve evlerde buldukları yiyecekleri taşıyabildikleri kadarını keserek yuvasına taşır ve insana bu konuda zarar verir.

Kahverengi Karınca Kırmızı Karınca Siyah Karınca

Karıncalar beslenmek için her tarafı araştırırlar başucundaki antenleri ile yiyeceklerin yerini tespit ederler. Karıncalar kendi aralarında iş bölümü yaparlar. Her karınca grubunun işi farklıdır. Karıncalar yaptığı işe göre farklı isimler alırlar. Bunlar: işçi karınca, çöpçü karınca, köle karınca, böcekçi karınca, savaşçı karınca, leşçi karınca gibi.

Karınca ile mücadele etmek için mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlanmalı. Karınca ilaçlamada dikkat edilmesi gereken konular var. Kullanılan ilaçlar mutlaka sağlık bakanlığı onaylı olmalı, ilaçlar konusun da uzman yasal firmalar aranılarak bu iş üstesinden gelinir. Konusunda uzman, işini bilen, ilaçlamaya hakim personelimiz ile daima yanındayız.

KARINCAYLA ALAKALI SORULAR

Karıncalar ne yapar?

Karınca ısırır mı?

Karınca Yuvasını nerede yapar?

Trabzon'da karınca ilaçlayan firma var mıdır?

Karınca rengi nasıldır?

Karınca ilaçlaması nasıl yapılır?

karıncalar nasıl ilaçlanır?

Tüm bu soruların cevaplarını Trabzon Merkez de kurulmuş olan ilaçlama firmamızı arayarak öğrenebilirsiniz.

KARINCA, KARINCALAR, KARINCA İLE MÜCADELE, KARINCA RESİMLERİ KARINCA ÇEŞİTLERİ GİBİ KONULAR HAKKINDA GENEL AÇIKLAMA

RUHSATSIZ FİRMALARA NEDEN İLAÇLAMA YAPTIRILMAMALIDIR? SAKINCALARI NELERDİR?

1. Yasal ilaç kullanmadıkları için sağlığınızı tehlikeye atarlar.

2. İlaçlama amacına ulaşmaz böcekler tamamen yok olmaz.

3. Sabit yerleri olmadığından her zaman ulaşmanız mümkün olmaz.

4. Sözde ilaçlama maksadıyla evlere veya iş yerlerine girip hırsızlık yapanların sayısı oldukça artmaktadır.

5. Haksız kazanç elde etmektedirler ve vergi vermemektedirler.

İlaçlama yaptıracağınız firmayla telefon görüşmenizde ruhsatı olup olmadığını sorun. Fakat ruhsatımız yoktur diyene pek rastlamazsınız o yüzden gelen servisten sağlık bakanlığından ilaç uygulama belgesini mutlaka isteyeceğinizi söyleyin. Sizin bilinçli müşteri olduğunuzu anlayacak ve zaten gelmeyeceklerdir. Gelseler de, sağlığınız açınızdan ciddi sorunlar ortaya çıkmaması için, ruhsatı görmeden ilaçlama yaptırmayınız.

_________________________________________________________-

KARINCA TÜRLERİ NELERDİR?

Arjantin Karıncaları

Karayip Çılgın Karıncalar

Marangoz Karıncalar

Kokulu Ev Karıncalar

Kaldırım Karıncalar

Kırmızı Karıncalar

Myrmecocystus mexicanus- Tavana tutunmuş, "canlı kiler" karıncalar.
Myrmecocystus mexicanus-Bal fıçısından, ihtiyaçlıların ağzına boşaltıyorlar.

Dünya'nın dört bir yanında, yarı çöl iklimi gösteren bölgelerde yaşayan farklı türlerdeki karıncalar, birbirlerinden bağımsız olarak, hayatta kalmalarını sağlayacak benzer yollar geliştirmişlerdir.

Aşağıda gözden geçireceğimiz karınca türü, yaklaşık bilinen 10 000 civarındaki karınca türlerinden bir kaçıdır. Dünya' da, bilinen-bilinmeyen, 35 000 karınca türünün olduğu tahmin ediliyor. Her bir türünde kendi içinde, o kadar çok çeşitleri vardır ki; bütün bunların, tür-içi ve tür-dışı çeşitliliğini incelemek; ilgili karınca biliminin kapasitesini aşmaktadır.

BAL KARINCALARI

Yağmurlu zamanlarda karıncalar, bazı işçi karıncaları, su ve bal özüyle beslerler. Bal karıncaları, yaprak bitlerinden elde ettikleri şekerli sıvı ve bitki nektarlarıyla beslenirler. Bir çok karınca türü, yaprak bitlerinin bitki özsuyundan, sindirim artığı olarak ortaya çıkardıkları şekerli sıvıyı besin olarak kullanmaktadır.

Bal Fıçısı Karıncalar: "Canlı Kiler"

Bal karıncalarının, diğer karıncalardan bir farkı vardır. İşçiler, balı, yuvalarına götürürler.Vücutlarının alt kısımlarını şişirerek, bal kesesi haline gelmiş karıncaların ağzına boşaltırlar. Adeta bir bal fıçısı haline gelen bu karıncalar, etrafta dolaşamazlar.

Uzun ve çiçeksiz kurak mevsim boyunca, koloninin kullanımı için canlı kiler olarak, ayaklarıyla tavana tutunarak, yuvada asılı dururlar. Kendi ağırlığının 8 katı bal taşıyabilen karıncalar, kışın ya da yiyeceğin az olduğu zamanlarda, bir besin deposu olarak kullanılırlar. Acıkan karınca gelip ağzıyla dokunduğunda, bir damla balı onun ağzına boşaltan bal fıçısı karıncalar, yaklaşık bir üzüm tanesi kadar olabilirler.

YAPRAK KESEN KARINCALAR: "ATTALAR"

Atta cephalotes- Dairesel kesim yapıyor.
Atta cephalotes- Yaprağı kesmeyi bitirirken.
Atta cephalotes-Yaprakları yuvalarına taşıyorlar.

Karınca türlerinin içinde en ilginç olanlardan biri, yaprak kesici karıncalardır. Bunların belirgin özellikleri, çeneleriyle koparttıkları yaprak parçalarını, başlarının üstünde, yuvalarına taşıma alışkanlıklarıdır. Karıncalar, kuvvetli kenetlenmiş çenelerinde taşıdıkları, kendilerinden oldukça büyük yaprak parçalarının altına gizlenirler.

Yaprakları, şemsiye gibi üstlerinde taşıdıklarından, şemsiyeli karıncalar adıyla da anılırlar. Yapraklar, beslenme amacıyla kullanılmaz. Zira karıncalarda, bitkilerde bulunan selülozu sindirebilecek enzimler yoktur. Attalar, yaprak parçalarını çiğneyerek lapa haline getirirler. Özel hazırlanmış odalarda, kuru yapraklar üzerine sererek, mantar yetiştirirler. Proteince zengin mantar tomurcuklarını, yiyerek beslenirler.

ORDU KARINCALARI (LEJYONERLER)

Eciton burchelli- Bir saldırı anı
Eciton burchelli- Kraliçe orduyu yönetiyor
Eciton burchelli- Ordunun geçişi için, köprü
Solenopsis invicta- Ateş karıncaları
Solenopsis invicta- İğnesinden zehir fışkırtıyor.
Solenopsis invicta- Hem ısırıyor, hem de zehir akıtıyor.

Yalnız tropik iklimlerde yaşayan ve etle beslenen, 6-12mm boyundaki bu küçük canlılar, çok sayıda askere sahip, düzenli bir ordu gibi hareket ederler. Bu karıncalar kördür. Direkt güneş ışığından etkilenerek, ölmeleri yüzünden; geceleri ya da gölgede hareket ederler. Bunların yaşamları, öldürmek ve yağma etmekten ibarettir. Bu yüzden de, katil karıncalar diyede adlandırılırlar.

Güçlü çene yapıları sayesinde, toprakta açtıkları tüneller içinde hareket ederler. Lejyoner karıncaların, sürekli bir yuvaları yoktur. Yuva gerektiğinde, birbirlerinin ayaklarından tutunarak, tümüyle karıncalardan oluşan yuvalar inşa ederler. 200 000-750. 000 arası karıncadan oluşan bu yuvaların ortasında, kraliçe ve yumurtalar bulunur. Daha sonra yuva çözülür ve yeniden ilerlemeye başlarlar.

Karıncaların göçleri ve durmaları, kraliçenin yumurtlama dönemlerine göre ayarlanır. Kraliçe karınca, ayda 2 gün ve günde ortalama 25-35 bin yumurta üretir. Yumurtlamadan birkaç gün önce durup, yuvayı oluşturan karıncalar, 20 gün kadar süren bu dinlenme döneminde, çevrelerine akınlar düzenleyerek avlanırlar. Her akında, şaşırtıcı şekilde yönlerini; ortalama 123 derece değiştirerek, aynı yeri taramaktan kurtulurlar.

"Anomma Ordusu"nun: "Dehşet Stratejisi"

Tüm ordu karınca türleri, avda "şok ve dehşet stratejisi" uygular. Diğer karıncalar, bireysel olarak besin ararken; bazen keşif kolu gönderir. Ordu karıncaları ise, topyekun birlikte hareket ederler. Yollarından çekilmeyen kertenkeleleri, yılan ve kurbağaları da öldürebilirler, ancak yemezler. Saldırı düzenlerine, sürü akını adı verilir. 200.000 kadar karınca, yuvayı, 15 metre eninde bir yelpaze oluşturacak şekilde, genişleyen bir sürü halinde terk ederler.

Bunların en korkuncu, Afrika'da yaşayan "Doryline Anomma" karıncaları ile Tropik Amerika'da yaşayan "Eciton"lardır. Bir Anomma ordusunun gelişi, çevredeki canlılar için büyük bir panik meydana getirir. İki milyondan fazla askeri olan bu muazzam ordunun önünden kaçmayan her şey, anında imha edilir. Bir çeşit çığlık sesi ve kuşların kaçışı, sürünün geldiğini haber verir. Yollarının önüne rastlayan; tavukları, memeli ve böcekleri imha ederler. Yerliler, bunların korkusundan köylerini bile terk ederler.

Eskiden bazı yerlerde esirler bunlara yem olarak atılırdı. Anomma karıncaları, Tonga'da kafesteki bir parsı, bir gece içinde, iskelet haline getirmişlerdi. Evden götürülemeyen bir hasta olursa; karyolanın ayakları sirke içine konur. Damdaki çatlaklardan üstüne düşerlerse, bir anda etini kemiklerden sıyırırlar. Onların geçtikleri yerde, canlı kalmaz. Anomma ordusunun yürüyüşünü, akarsular bile durduramaz. Bir nehirle karşılaştıklarında, çeneleriyle birbirlerinin bellerine tutunarak; canlı bir köprü yaparlar. Kraliçe, yumurta ve larvalar, bu canlı köprü üzerinden geçirilir.

Bütün bu tehdit ve tehlike oluşturmalarına rağmen; zararlı böcekleri, yok edici faydaları vardır.

ATEŞ KARINCALARI

Son derece saldırgan olan, küçük kırmızı bir karınca cinsidir. Büyük koloniler halinde yaşarlar. Döllenmiş bir tek kraliçe, 240 000 işçilik bir koloni oluşturabilir. Sürüngenleri, yada küçük hayvanları, zehirli iğneleriyle sokarak öldürebilirler. İnsanlarda ise, alerjik şoklara neden olabilirler. Güney Amerika da ortaya çıkan bir istilada, güçlü çene yapılarıyla; elektrik kablolarını parçalayıp, kesintilere sebep oldukları ve açtıkları tünellerle yol ve asfaltlarda çökmelere yol açtıkları bilinir. Ekin tarlalarında, büyük zararlar, verebilirler.

Ateş karıncalarının zararlarını engelleyebilmek için, bir çok yöntem deneyen uzmanlar; yedikleri sineklere mikrop vererek, yuva içinde hastalık oluşturmaya çalışmışlar, ancak karıncaların, mikroptan etkilenmediği görülmüştür. Yapılan incelemelerde, bu karıncaların boğazlarında, mikropların girişini engelleyici, bir yapı, tespit edilmiştir.

Ateş karıncalarının diğer bir savunma yöntemi, zehir keselerinde ürettikleri anti-mikrobik bir sıvıyı, yuva çevresine ve larvaların üzerine püskürterek, yuvayı dezenfekte etmeleridir.

Ateş karıncalarının en önemli düşmanı, Solenopsis Davgeri adlı asalak bir karınca cinsidir. Bu karınca, yuvaya girmeyi başarırsa; derhal kraliçe karıncanın boğazına kenetlenir ve onun feromenini taklit eder. Asalağı, kendi kraliçeleri sanan karıncalar, onu beslemeye başlar ve kendi kraliçeleri ölür.

Monomorium kilianii- Hasatçı Karınca
Oecophylla smaragdina- Dokumacı karınca

HASAT KARINCALARI

Hasatçı karıncalar, topladıkları tohumları, yuvadaki özel ambarlara taşırlar. Diğer karınca türleri, topladıkları tohumları, yiyecek olarak kullanırken; hasatçı karıncalarda, bir grup işçi karınca, tohum özlerini çiğneyerek; bir çeşit karınca ekmeği hazırlarlar. Tükürüklerinde bulunan enzimler sayesinde; nişastadan şeker elde ederler. Kurak mevsimlerde,larvaların ve diğer karıncaların beslenmesi, bu şekerle yapılır.

DOKUMACI KARINCALAR

Dokumacı karıncalar, ağaçlarda, yapraklardan oluşturdukları yuvaların içinde yaşarlar. Yuvaların yapım aşaması, çok ilginçtir. Yuva yeri seçildikten sonra, bir karınca yaprağın ucunu kıvırmaya başlar; diğer işçiler de gelip, aynı yerden yaprağı çekiştirerek, kıvırmaya yardımcı olurlar.

Eğer yuva yapımında, fazla sayıda yaprak kullanılacaksa, yapraklar arasında, karıncalardan canlı zincirler oluşturulup; yapraklar birbirine bağlanır. Daha sonra, özel olarak yetiştirilmiş, diğerlerine göre daha küçük boyutlarda olan larvalar, buraya getirilir ve yaprağın birbirine tutturulması gereken yerlere larvalar sürtülür. Larvalar, ağızlarının altındaki bir bölümden, ipek salgılamaya başlarlar. Böylece dikiş makinesi gibi kullanılan larvalar sayesinde, yuva hazırlanmış olur.

FİRAVUN KARINCALAR

Monomorium pharaonis-Firavun karınca

Bunlar şeker karıncaları veya sidik karıncaları diye isimlendirilir. Çok küçüktürler. Hastanelerde, bir düzineden fazla patojenik bakterinin taşınmasından sorumlu oldukları zannediliyor. Bunlar, genellikle ısırmaz ve sokmazlar.

Firavun karıncaları, şekerle, kekle, ekmekle ve yağlı yiyeceklerle beslenirler. Yuvaları, nadiren dışarıda bulunur. Çoğunlukla kapalı yerlerde yaşarlar.

ÇOBAN KARINCALAR

Bazı böcekler, tatlı madde çıkarırlar. Bu böcekler, genellikle, Hemoptera takımına bağlıdırlar. Bazı gündüz kelebeklerinin tırtılları da, tatlı madde çıkarırlar. Bu maddelere düşkün olan çoban karınca türleri, bu tatlı sıvılarla beslenirler. Bunlar, yaprak bitlerine özel bir ilgi gösterirler. Antenleriyle âdetâ okşayarak, şekerli madde çıkarmalarını teşvik ederler. Damlalar hâlinde çıkan bu tatlı salgıları, içerler. Karıncalar, bu bitleri, diğer böceklere karşı korurlar. Yaprak biti sürüsünü otlatmayı, yuvalarında barındırmayı ve düzenli bir şekilde sağmayı, bir sanat haline getirmişlerdir.

Bazı karıncalar da, şekerli salgısı olan tırtıllardan faydalanırlar. Kendilerine göre, dev bir at gibi olan tırtılların sırtlarına binerek kendilerini taşıtırlar. Tırtılın karın bölgesinin son kısmını, antenleriyle okşayarak, çok sevdikleri tatlı sıvıyı salgılamasını sağlarlar. Her karınca, bindiği tırtılı, düşmanlarına karşı korur.

Kaynaklar:
http://www.yaklasansaat.com/dunyamiz/canlilar/kari...

 




Etiketler : trabzon karınca ilaçlama